Sözkonusu ziyaret, Emirabdullahiyan'ın İran Dışişleri Bakanı görevini üstlendikten sonra Lübnan'a üçüncü ziyareti sayılır. İran İslam Cumhuriyeti'nin dış politikasında özel yeri olan ülkelerden biri de Lübnan'dır. İran İslam Cumhuriyeti, Lübnan direnişinin en önemli destekçisi olup, Siyonist rejime karşı mücadelede her zaman Lübnan'ı ve direnişi desteklemiş ve bu desteğin devamının önemini vurgulamaktadır. Her zaman bu ülkenin siyasi gruplarını siyasi bir çözüme ulaşmaya ve güçlü bir hükümet kurmaya teşvik etmiştir.
Bu konu Emirabdullahiyan'ın Lübnan'a yaptığı ziyarette ve Abdullah Buhabib ile görüşmesinde de vurgulanmış, Lübnan siyasi akımlarına da gereken desteklerin de verileceği vurgulanmıştır. Burada önemli olan nokta, Buhabib'in Lübnan'ın istikrar ve güvenliğine verdiği sürekli destek ve İran'ın Lübnan'ın ekonomik sorunlarının çözümündeki iyi niyetinden dolayı İran İslam Cumhuriyeti'ne de teşekkür etmesidir. İran İslam Cumhuriyeti'nin de Lübnan'ı zor zamanlarda desteklediğini takdir etmesi dikkat çekicidir. Bu arada Lübnan'ı desteklediğini iddia eden bölge ve bölge dışı ülkeler ise sadece pasif kalmayıp, hatta bu ülkenin iç sorunlarını sürdürme ve derinleştirme yönünde hareket etmektedir. Lübnan'ın içinde bulunduğu ekonomik krizin nedenlerinden biri de ABD'nin yaptırımları ve bu ülkeye bölgesel yardımın kesilmesi olduğu belirtiliyor.
Ayrıca 2021 yılında Suudi hükümeti ve diğer bazı Arap hükümetleri Lübnan'a yönelik güçlü baskılarla bu ülkenin ekonomik ve siyasi sorunlarını büyütmek için harekete geçti ve bu politika hala devam ediyor. Bu bağlamda Hüseyin Emirabdullahiyan, İran İslam Cumhuriyeti'nin Lübnan halkının elektrik ve enerji sorunuyla ilgili sıkıntılarını hafifletmeye hazır olduğunu vurgulayarak, Lübnan'daki elektrik santrallerinin onarımına ve yeni santrallerin inşasına yardım etmeye hazır olduğunu sözlerine ekledi. Bu ülke ile İran arasındaki bir diğer önemli konu da şu ki Tahran ve Beyrut, Siyonist rejim konusunda ortak görüşe sahipler ve bu rejimin Filistinlilere karşı işlediği suçları kınarken, Tel Aviv'e karşı direnişin gerekliliğini vurguluyorlar. Buna istinaden Emirabdullahiyan ile yaptığı görüşmede İran ve Lübnan'ın Tel Aviv'in yeni kabinesine ilişkin görüşlerinin örtüştüğünü belirten Buhabib, "İsrail İç Güvenlik Bakanı'nın Mescid-i Aksa'ya girmesini kınadık. İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırılarının devam etmesini önlemek için uluslararası toplumdan üzerine düşen sorumluluğu üstlenmesini istiyoruz." dedi.
Aslında İran ve Lübnan arasındaki işbirliği stratejik boyutlara da sahip olabilir. Bu alanda İran'ın Direniş'in Siyonist Rejim İsrail'e karşı önemli bir ayağı olan Hizbullah Hareketini desteklemesi ve Hizbullah'ın da Lübnan'da siyasi olarak önemli dengeleyici bir güç haline gelmesi ve stratejik işbirliğinin ve yakınlığın parçası sayılır. Buna rağmen çıkarlarını tehlikede gören kimi bölge aktörleri bu etkinliği ve stratejik işbirliğinin devam etmesini engellemek istiyor.
342/